Main menu:
DÜNYACA ÜNLÜ ŞİİRLER
Su Kasidesi Der Na’t-i Hazret-i Nebevi Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su Kim bu denli tutuşan odlare kılmaz çare su Âb-gûndur günbed-i devvar rengi bilmezem Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvare su Zevk-i tiğinden aceb yok olsa gönlüm çak çak Kim mürur ilen bırakır rahneler divare su Suya versin bağ-ban gül-zarı zahmet çekmesin Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gül-zare su Ohşadabilmez gubarını muhharir hattına Hame tek bakmaktan inse gözlerine kare su Arızın yadiyhle nem-nak olsa müjganım nola Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima Parmağından verdiği şiddet günü Ensar’e su Eylemiş her katreden bin bahr-i rahmet mevc-hiz El sunup urgaç vuzu için gül-i ruhsare su Hâk-i payine yetem der ömrlerdir muttasil Başini taştan taşa urup gezer avare su Zerre zerre hâk-i der-gâhina ister sala nûr Dönmez ol der-gâhtan ger olsa pâre pâre su Zikr-i na’tin virdini derman bilir ehl-i hatâ Eyle kim def’-i humar için içer mey-hâre su Yâ Habibu’llah yâ hayru’l-beşer müştâkinim Eyle kim leb-teşneler yanip diler hemvâre su Sensin ol bahr-i keramet kim şeb-i Mirâc’da Şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânıma Var ümîdim ebr-i ihsânın sepe ol nâre su Yümn-i na’tinden güher olmuş Fuzûli sözleri Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şeh-vâre su Hâb-i gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr Hâb-ı hasretten dökende dîde-i bîdâre su Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su Gam günü etme dil-i bîmârdan tiğin diriğ Hayrdır vermek karanu gecede bîmâre su İste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et Susuzum bir kez bu sahrâda benim’çün ara su Ben lebin müştâkiyim zühhâd kevser tâlibi Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre su Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr Aşık olmuş gâliba ol serv-i hoş-reftare su Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vâre su Dest-busı arzusiyle ger ölsem dostlar Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su İçmek ister bölübülün kanın meger bir reng ile Gül budağının mizâcına gire kurtare su Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme İktida kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e su Seyyid-i nev’-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ Kim sepiptir mu’cizâtı âteş-i eşrâre su Kılmak için tâze gül-zâr-i nübüvvet revnâkın Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâre su Mu’cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su Fuzuli
Kara Toprak Dost dost diye nicelerine sarıldımBenim sadık yarim kara topraktırBeyhude dolandım boşa yoruldumBenim sadık yarim kara topraktırNice güzellere bağlandım kaldımNe bir vefa gördüm ne fayda buldumHer türlü isteğim topraktan aldımBenim sadık yarim kara topraktırKoyun verdi kuzu verdi süt verdiYemek verdi ekmek verdi et verdiKazma ile döğmeyince kıt verdiBenim sadık yarim kara topraktırAdem'den bu deme neslim getirdiBana türlü türlü meyva yetirdiHer gün beni tepesinde götürdüBenim sadık yarim kara topraktırKarnın yardım kazmayınan belinenYüzün yırttım tırnağınan elinenYine beni karşıladı gülünenBenim sadık yarim kara topraktırİşkence yaptıkça bana gülerdiBunda yalan yoktur herkes de gördüBir çekirdek verdim dört bostan verdiBenim sadık yarim kara topraktırHavaya bakarsam hava alırımToprağa bakarsam dua alırımTopraktan ayrılsam nerde kalırımBenim sadık yarim kara topraktırDileğin var ise Allah'tanAlmak için uzak gitme topraktanCömertlik toprağa verilmiş Hak'tanBenim sadık yarim kara topraktırHakikat ararsan açık bir noktaAllah kula yakın kul AllahaHak'kın hazinesi gizli topraktaBenim sadık yarim kara topraktırBütün kusurlarım toprak gizliyorMerhem çalıp yaralarım düzlüyorKolun açmış yollarımı gözlüyorBenim sadık yarim kara topraktırHerkim olursa bu sırra mazharDünyaya bırakır ölmez bir eserGün gelir Veysel'i bağrına basarBenim sadık yarim kara topraktırAşık Veysel Şatıroğlu Makber Eyvah ne yer ne yar kaldıGönlüm dolu ah u zar kaldıŞimdi buradaydı gitti eldenGitti ebede gelip ezeldenBen gittim o haksar kaldıBir köşede tarumar kaldıBaki o enisi dilden eyvahBeyrutta bir mezar kaldıBildir bana nerde nerde Ya RabKim attı beni bu derde YA RabNerde arayayım o dil rübayıKimden sorayım bi-nevayıDerler ki unut o aşnayıGitti tutarak reh-i bekayıSığsın mı hayale bu hakikatGörsün mü gözüm bu macerayı?Sür'atle nasıl da değişti halimAlmaz bunu havsalam hayalim.Çık Fatıma! lahteden kıyam etYanımdaki haline devam etKetn etme bu razı şöyle bir sözDostlar Beni Hatırlasın Ben giderim adım kalırDostlar beni hatırlasınDüğün olur bayram gelirDostlar beni hatırlasınCan kafeste durmaz uçarDünya bir han konan göçerAy dolanır yıllar geçerDostlar beni hatırlasınCan bedenden ayrılacakTütmez baca yanmaz ocakSelam olsun kucak kucakDostlar beni hatırlasınNe gelsemdi ne giderdimGünden güne arttı derdimGarip kalır yerim yurdumDostlar beni hatırlasınAcar solar turlu çiçekKimler gülmüş kim gülecekMurad yalan olum gerçekDostlar beni hatırlasınGün ikindi aksam olurGör ki başa neler gelirVeysel gider adı kalırDostlar beni hatırlasınAşık Veysel Şatıroğlu Her Şey Yerli Yerinde Her şey yerli yerinde; havuz başında serviBir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan,Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan,Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış eviHer şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,Serpilen aydınlıkta dalların arasındanBüyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zamanSessizlik dökülüyor bir yerde yaprak yaprak.Biliyorum gölgede senin uyuduğunuBir deniz mağarası kadar kuytu ve serinHazların aleminde yumulmuş kirpiklerinYüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu.Belki rüyalarındır bu taze açmış güller,Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde,Bitmeyen aşk türkusü kumruların sesinde,Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner.Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklardaAzapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan,Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdanKuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgarda.Ahmet Hamdi TanpınarBen isterim ah öyle bir sözGüller gibi meyl-i ibtisam etDağı dile çare bul meram etBir tatlı bakışla bir gülüşleEyyamı hayatımı temam etMakber mi nedir şu gördüğüm yerYa böyle reva mı ey cay-ı dilberAbdülhak Hamit TarhanMerdiven Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...muttasıl = aralıksızhafi = gizli* Bu şiir, Haşim'in sembolist anlayış ile yazdığı başlıca şiirlerindendir.Ahmet Haşim
Ana Sayfa | Okulumuz | Eğitim | Etkinliklerimiz | Sınav Sonuçları | PMYO Forum | Galerimiz | Menu | Site Map